8 Şubat 2015 Pazar

Susamıyorum da konuşamıyorum da

İçimde anlatmak istediğim onlarca şey varken tek bir kelam edemiyorum. Biri bulacak diyorum bunları silecek en güzel şeyleri yaşamak için devam edeceksin hayata ama sonra bir bakıyorsun ki yine sus pus olmuşsun. Yine nerden çıktı demeye kalmadan bombokluğun her tonunu yaşar hale geliyorsun. İçinden bile sevmek istiyorum demeye korkarsın. Çünkü hep en sevdiklerinden hep en çok güvendiklerinden zarar gördün bu zamana kadar. Ama yine de vazgeçmiyor insan ne sevmekten ne de güvenmekten. Ama şöyle de bir şey var ki insan güvenmeden yaşayamaz. Tek doğduk tek ölecez evet ama hata yapmadan gerçeği bulmamız mümkün değil. İnsan sırtını yaslayacak bir yer arar bu bizim fıtratımızda var. Güvenmeden yapamıyoruz. Ah yine aynı şeyi yapıyorum ben ya, anlatıyorum böyle içindekini birazdan düşünmekten kafayı sıyırırım. Şiir yazmaya da korkar oldum zaten Allah kahretsin. Hep bir yerden çıkacak korkusu falan. Bir şey söyliyim mi anında unuttum diyen insan kendini bok çukuruna kilitlemiştir. Unutmak acizliktir hatırlamaktır olması gereken. Yapılan hataları tekrar yapmamak için yani. Yoksa geçmişte yaşamakta saçma gelecek kayboluyor gidiyor engel olamıyorsun dur diyemiyorsun, yapılması gereken olanları hatırlayıp geleceği ona göre şekillendirmek. Neyse ben şimdi vurup gider sahile konuşurum. Böyle burda saçmaladığım yeter....