İçimde anlatmak istediğim onlarca şey varken tek bir kelam edemiyorum. Biri bulacak diyorum bunları silecek en güzel şeyleri yaşamak için devam edeceksin hayata ama sonra bir bakıyorsun ki yine sus pus olmuşsun. Yine nerden çıktı demeye kalmadan bombokluğun her tonunu yaşar hale geliyorsun. İçinden bile sevmek istiyorum demeye korkarsın. Çünkü hep en sevdiklerinden hep en çok güvendiklerinden zarar gördün bu zamana kadar. Ama yine de vazgeçmiyor insan ne sevmekten ne de güvenmekten. Ama şöyle de bir şey var ki insan güvenmeden yaşayamaz. Tek doğduk tek ölecez evet ama hata yapmadan gerçeği bulmamız mümkün değil. İnsan sırtını yaslayacak bir yer arar bu bizim fıtratımızda var. Güvenmeden yapamıyoruz. Ah yine aynı şeyi yapıyorum ben ya, anlatıyorum böyle içindekini birazdan düşünmekten kafayı sıyırırım. Şiir yazmaya da korkar oldum zaten Allah kahretsin. Hep bir yerden çıkacak korkusu falan. Bir şey söyliyim mi anında unuttum diyen insan kendini bok çukuruna kilitlemiştir. Unutmak acizliktir hatırlamaktır olması gereken. Yapılan hataları tekrar yapmamak için yani. Yoksa geçmişte yaşamakta saçma gelecek kayboluyor gidiyor engel olamıyorsun dur diyemiyorsun, yapılması gereken olanları hatırlayıp geleceği ona göre şekillendirmek. Neyse ben şimdi vurup gider sahile konuşurum. Böyle burda saçmaladığım yeter....
Yalnızlık Aşkı Tek Yaşamaktır
8 Şubat 2015 Pazar
Susamıyorum da konuşamıyorum da
12 Kasım 2014 Çarşamba
Yeniden varlığını hatırlamak...
merhaba ey yalnızlar kervanı, uzun aradan sonra yazmaya karar verdim. bilmiyorum hatada yapıyor olabilirim ama içimi boşaltmaya kalbimin sesini duymaya ve düşüncelerimi satırlarımla susturmaya ihtiyacım vardı. diyebilirsiniz ki hala böyle şeylerle ne işin var yaşın kaç oldu ama anlamadığınız bi şey var ki bu yazma işi yaşa bakmaz. kaç olursan ol dolduysan satırlarınla taşman gerekir. bu yaz tatili gerçekten şunca yıllık hayatımın en anlamlı en adrenalinli ve en iyi yaz tatiliydi. lan ne atraksiyonlu şeyler yaşadım ahahaha. aslında itiraf etmek gerkirse boktan ve çocuksu hatalardı. iki yıllık koskoca bir pişmanlığın dışa vurumuydu da diyebiliriz. çok sevdiğiniz birinin ihanetiyle sarsıldınız mı bilmiyorum ama benim ağzıma sıçıldı bi hafta zombi gibi ortalıkta gezdim aq. ben nasıl nees alınıyor derken muhattabım olan kişi çoktan nefes nefese kalmıştı. ama şimdi keşkelerim yüzünden canım yanıyor. siz siz olun hiçbir kimseye ikinci şansı vermeyin. çünkü ilk şansında yiyemediği boku ikincisinde yiyor ve siz apışıp kalıyorsunuz. bittiyse zaten bitmiştir devam edecek olsa zaten noktayı koymazdınız bunu düşünerek hareket ediyorum şu saatten sonra. evet ağzıma sıçıldı şimdi akıllandım, yara almadan sorunsuz hayatın kıymetini anlayamazsınız zaten. neyse çok kafa ütüledim tabi okuyan birileri varsa...
25 Şubat 2014 Salı
gözünün tek bir damlasına bile kıyamazdı satırlarım. sırf seni ağlatırım diye yazmaya korkardım ben. içimdeki aşkı bi ben yaşardım. hiç kolay değildi kolay olmadı ve olmayacak. hala bazı şeyler içimde büyüyor. en çok seninle gökyüzünde yıldızlara isimlerimizi vermediğimiz için, en çok kötü zamanlarımızda birbirimizin omzunda ağlamadığımız ve en en çokta oturup iki kadeh bir şey içemediğimiz için üzüleceğim.
adımımı attığım her sokakta seni bulacağım belki de. çünkü senin varlığın şu is kokmuş memleketi benim gül bahçelerime çevirmişti. yine geçeceğim adımlarımızı kazıdığımız kahkahalarımızla inlettiğimiz o sokaklardan. gözyaşlarımla sileceğim anılarımızı. gökyüzünü çığlıklarımla karartacağım. bilmeni istediğim bir şey var kahramanım. bu hikaye belki mutlu olsun belki de değil ama ben yine senin küçük prensesin olarak kalacağım. her gece penceremde senin gelip bana iyi geceler demeni, camın altında oturup beni aramanı ve bana seni seviyorum demeni bekleyeceğim. o kadife sesinden seni seviyorum deyişini duymayı ne çok isterdim be kahramanım. her gece hayalinle uykuya daldığım o yatağa girmek ne kadar zor olacak biliyo musun sen? en çok o zaman sevmiştim seni, hatta geceleri nasıl uykuya daldığımı sana anlatmaya karar vermiştim ki gittin. geleceksin ve ya gelmeyeceksin. ama inanıyorum sen kalbini bende bırakmazsın, emanetini almaya gelecek ve bu bitik halimi görüp beni affedeceksin...
6 Şubat 2014 Perşembe
sana yazıyorum bugün, sevimli adam
bir insanın her zerresini özlemek ne demek bilmezsin belki de sen. ilk başlarda yok bir şey atlattım kafasıyla yaklaştığım ve sürekli bir şeylerle meşgul olduğum için bu kadar rahattım sanırım. şimdi ise içimdeki kor ateşi dindirmeye çalışıyorum. aldığım hiçbir karardan pişman değilim zaten bu bendeki pişmanlık değil özlemek. bi insan yıllarını verdiği birini nasıl özlemez ki zaten. hele de onu göğüs kafesinde büyütüp sakladıysa. ölüyorum be sevgili ilk defa o sokaklarda sensiz gezdim bugün kaldırım taşına sensiz tükürdüm ve o barakaya bakarak ilk defa yalnız hayal kurdum. delirmemek içten değil biliyo musun. ben en büyük hatayı seni unutmaya çalışmakla yaptım kendime en büyük saygısızlığı o zaman yaptım. resmen bile bile yaktım kendimi. o şiir defterini açtım evet ama seni gizledim istemedim su yüzüne çıkmanı. senin el yazınla karaladığın satırları okudum, resimlerimizi gözyaşlarımla ıslattım. su ana kadar iyiydim mutluydum ama şimdi bi yanımı gömüyorum toprağın altına. kahkahalarımla çınlattığım sokakları gözyaşlarımla ıslatıyorum şimdi. böyle bitmesi gerekmezdi ama bitti ve başlamayacak kahramanım. şair olmak mutsuz adam işidir be. şimdi gidiyorum kahkalarımla çınlatmaya sokakları, korkma bu benden çünkü mutlu görünecek ve hayatımı yasayacagım. ölmeye çalışmayacağım yaşayacagım ve göğüs kafesimde saklayacağım seni. en derininde bir yer bulup orda. saklayacağım gerekirse evleneyim ama senin adını hafızamda kazımak ne kelime işleyeceğim. şimdi git ve hayallerimizi gerçekleştir ama unutma dokunduğun hiçbir ten benim değil...
ölüyorum be kahramanım ben sessiz sessiz ölüyorum. yok bir şey diye diye kendimi kandırıyormuşum meğer ben ilk günlerde. meğer ben içimde kara deliğimi büyütüp içinde kayboluyormuşum. şimdi veda etmeye çalışıyorum yokluğuna ama alışıyorum artık alışmaya çalışıyorum hiç değilse. şimdi gidiyorum sensizliğimi yaşamaya sanma ki pişmanım sanmaki geri gel istiyorum hayır cünkü şu saatten sonra olmayacagını adım gibi biliyorum. ve şimdi ben gidiyorum sensizliğimi yaşamaya ve sessizce tükenmeye
bir insanın her zerresini özlemek ne demek bilmezsin belki de sen. ilk başlarda yok bir şey atlattım kafasıyla yaklaştığım ve sürekli bir şeylerle meşgul olduğum için bu kadar rahattım sanırım. şimdi ise içimdeki kor ateşi dindirmeye çalışıyorum. aldığım hiçbir karardan pişman değilim zaten bu bendeki pişmanlık değil özlemek. bi insan yıllarını verdiği birini nasıl özlemez ki zaten. hele de onu göğüs kafesinde büyütüp sakladıysa. ölüyorum be sevgili ilk defa o sokaklarda sensiz gezdim bugün kaldırım taşına sensiz tükürdüm ve o barakaya bakarak ilk defa yalnız hayal kurdum. delirmemek içten değil biliyo musun. ben en büyük hatayı seni unutmaya çalışmakla yaptım kendime en büyük saygısızlığı o zaman yaptım. resmen bile bile yaktım kendimi. o şiir defterini açtım evet ama seni gizledim istemedim su yüzüne çıkmanı. senin el yazınla karaladığın satırları okudum, resimlerimizi gözyaşlarımla ıslattım. su ana kadar iyiydim mutluydum ama şimdi bi yanımı gömüyorum toprağın altına. kahkahalarımla çınlattığım sokakları gözyaşlarımla ıslatıyorum şimdi. böyle bitmesi gerekmezdi ama bitti ve başlamayacak kahramanım. şair olmak mutsuz adam işidir be. şimdi gidiyorum kahkalarımla çınlatmaya sokakları, korkma bu benden çünkü mutlu görünecek ve hayatımı yasayacagım. ölmeye çalışmayacağım yaşayacagım ve göğüs kafesimde saklayacağım seni. en derininde bir yer bulup orda. saklayacağım gerekirse evleneyim ama senin adını hafızamda kazımak ne kelime işleyeceğim. şimdi git ve hayallerimizi gerçekleştir ama unutma dokunduğun hiçbir ten benim değil...
ölüyorum be kahramanım ben sessiz sessiz ölüyorum. yok bir şey diye diye kendimi kandırıyormuşum meğer ben ilk günlerde. meğer ben içimde kara deliğimi büyütüp içinde kayboluyormuşum. şimdi veda etmeye çalışıyorum yokluğuna ama alışıyorum artık alışmaya çalışıyorum hiç değilse. şimdi gidiyorum sensizliğimi yaşamaya sanma ki pişmanım sanmaki geri gel istiyorum hayır cünkü şu saatten sonra olmayacagını adım gibi biliyorum. ve şimdi ben gidiyorum sensizliğimi yaşamaya ve sessizce tükenmeye
2 Şubat 2014 Pazar
yasaktır şairin kalemini tutmak
kelamına kilit vurmak yasaktır
ama ben şair değilim ki bayım
ben sadece aşkını anlatmaya çalışan aciz bi kulum
umudum senin göz fenerlerinde
nefesim ellerinde tutsak
hayallerim göğüs kafesinin en derininde saklı
şimdi gözlerini kapasan düşeceğim uçurumdan
en yakın durakta teslim edeceğim ruhumu azraile
ben böyle delicesine yazarken sana
yasağımı delip yapma dedin
adımı saklama dizelerinde
kalbimi kullanma o boş sözcüklerle
değil mi sevgilim
böyle güzel dizeler senin gibi namerdin neyine
bende saf gibi seni seveceğim diye debelenip
her gece yastığımı ıslatıp
gecenin en derinine saklıyorum tenini
ve şimdi gittin sen bittin
sen gittikten sonra farklı bakar oldum dünyaya
sen benim fazlalığımmışsın
her zaman ayağıma dolanan gizli bağım
ve kurtuluyorum artık gönül esaretinden
şu saatten sonra kendinize iyi bakın bayım
kelamına kilit vurmak yasaktır
ama ben şair değilim ki bayım
ben sadece aşkını anlatmaya çalışan aciz bi kulum
umudum senin göz fenerlerinde
nefesim ellerinde tutsak
hayallerim göğüs kafesinin en derininde saklı
şimdi gözlerini kapasan düşeceğim uçurumdan
en yakın durakta teslim edeceğim ruhumu azraile
ben böyle delicesine yazarken sana
yasağımı delip yapma dedin
adımı saklama dizelerinde
kalbimi kullanma o boş sözcüklerle
değil mi sevgilim
böyle güzel dizeler senin gibi namerdin neyine
bende saf gibi seni seveceğim diye debelenip
her gece yastığımı ıslatıp
gecenin en derinine saklıyorum tenini
ve şimdi gittin sen bittin
sen gittikten sonra farklı bakar oldum dünyaya
sen benim fazlalığımmışsın
her zaman ayağıma dolanan gizli bağım
ve kurtuluyorum artık gönül esaretinden
şu saatten sonra kendinize iyi bakın bayım
aşk nedir bilir misin?
aşk görmektir, kalbinde görmektir sevdiğini
attığı adımı ezberlemek
sevdiği şarkıların sözlerini ezbere bilmek
sevmediği şeylerden özenle korumaktır
aşk nedir bilir misin?
aşk onunla otururken ne kadar samimi olsan da utanmaktır
yanaklarındaki kırmızılıktır
kalbinde ki kuşların cıvıltısıdır
ölsen bile onu düşünmektir
aşk nedir bilir misin?
görmektir sevdiğinin kalbini
en derininde ne hissettiğini bilmek
gözlerine baktığında tekrar tekrar vurulmaktır
aşk hiç gitmemektir hep kalmaktır
sevmektir en kuytu köşelerde
onun ruhunu öpmektir aşk
iki kişinin herkese karşı yaptığı cihan savaşıdır
ve aşk ölmektir
ne olursa olsun ölmekten korkmamak
1 Şubat 2014 Cumartesi
bana sevmeyi anlatsana
bir bahar akşamının kasvetinde değil
bir sonbahar sabahının toprak kokusunda anlat bana sevmeyi
sonra öyle bir tut ki ellerimi
bırakmaya korkayım
arkamı dönersem üzüleceğini düşünüp kahrolayım
öyle bir anlat ki bana sevmeyi
tüm kelimeler silinsin hafızamdan
tüm belleğim sen ol
senin güzel sesinin telaffuz ettiği o narin sözcükler olsun
ve öyle bir kal ki yanımda
tüm gitmeler utansın
kalanlar bile desinler bu ne biçim sevgi
sen böyle ibretlik ol işte benim hayatımda
bana kıyında köşende sakladığın o eşsiz mutluluğu yaşat
sonra de ki al tüm verebileceklerim bunlar sana
eğer şükretmezsem namerdim
sevmezsem seni ölesiye dar ağacına assınlar bu aciz bedeni
bir bahar akşamının kasvetinde değil
bir sonbahar sabahının toprak kokusunda anlat bana sevmeyi
sonra öyle bir tut ki ellerimi
bırakmaya korkayım
arkamı dönersem üzüleceğini düşünüp kahrolayım
öyle bir anlat ki bana sevmeyi
tüm kelimeler silinsin hafızamdan
tüm belleğim sen ol
senin güzel sesinin telaffuz ettiği o narin sözcükler olsun
ve öyle bir kal ki yanımda
tüm gitmeler utansın
kalanlar bile desinler bu ne biçim sevgi
sen böyle ibretlik ol işte benim hayatımda
bana kıyında köşende sakladığın o eşsiz mutluluğu yaşat
sonra de ki al tüm verebileceklerim bunlar sana
eğer şükretmezsem namerdim
sevmezsem seni ölesiye dar ağacına assınlar bu aciz bedeni
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)